Nazizm’in Ve Siyonizm’in Kurbanlarına Saygıyla
27 Ocak 1945’te Auschwitz-Birkenau’dan Yahudi tutsaklar kurtarıldı. Bugün, “Yahudi Soykırımında (Holokost) Ölenleri Anma Günü”.
27 Ocak 1945’te Auschwitz-Birkenau’dan Yahudi tutsaklar kurtarıldı. Bugün, “Yahudi Soykırımında (Holokost) Ölenleri Anma Günü”.
Bugün, toplama kamplarında, gaz odalarında, ölüm tarlalarında milyonlarca Yahudi’nin öldürülüşü anımsanıyor. “Bir daha asla olmasın!” deniyor.
.....
Güney İsveç’te Lund’dayım Üniversite Kütüphanesi’nde gazeteleri okuyorum.
Eskiden Yahudi soykırımı çarşaf çarşaf yazılırdı, bugün tek tük.
Eskiden pek çok etkinlik yapılırdı, bugün neredeyse yok.
Eskiden yapılan etkinliklere çağrılırdım. Bugün kimseden ses çıkmadı.
“Neden bu değişiklik?” diye düşünmeden edemedim.
Siyonizm’in Nazizm’in yerini alması ve bunu yüksek sesle seslendirmemizden ötürü olmasın...
Dün kurban olanların bugün cellatlığa soyunduğunu dillendirmemizden mi yoksa?
İsveç’in en büyük gazetesi Dagens Nyheter’de Yahudi Yazar Taliah Pollack bir yazı yazmış. Çocuklarının ilgisizliğinden, onlara bu acı geçmişi kavratamamaktan yakınıyor.
Auschwitz-Birkenau ölüm kampında öldürülenlerin eşyalarını anlatmış. Yığın, yığın ayakkabılar, çantalar, saatler, gözlükler, saçlar... Çocukları gülmeye başlamışlar.
Ben de gezdim Polonya’daki katliam kamplarını, yazdım, radyo programları yaptım. O nedenle de her yıl çağrıldığım anma etkinliklerine bu yıl çağrılmamamı garipsedim.
İsrail’in Filistinlilere yaptıklarını yazmama, kınamama, lanetlememe, Siyonizm’i Nazizm’e benzetmeme bağladım bu değişikliği.
Yazarın dedesi Heniz Berlin’den kaçmış gelmiş Lund’a. Lund eskiden beri öğrenci kentidir. Ben de bir ara Runoloji okumuştum burada. Kütüphanesi İsveç’in en eski kütüphanelerindendir. Demirbaş Şarl İsveç’te yayınlanan tüm kitapların buraya da gönderilmesini buyurmuş. Başka yerde bulamadığım bir kitap gerektiğinde ya da burayı sevdiğim için gelirim.
Yazarın dedesi Haniz de burada okumuş. Burada evlenmiş çoluk çocuk sahibi olmuş. Çocuklarına Yahudilerin başlarından geçenleri anlatmış. Sonra İsrail’e Kudüs’e göçmüş. Taliah da anlatmış çocuklarına ama çocuklar gülmüşler...
Benzer olayı ben de Auschwitz-Birkenau kampını gezerken yaşamıştım. İsrail’den gelen bir otobüs dolusu öğrenci genç güle oynaya koşuşturuyorlardı. Oysa neşeyle koşuşturdukları alanlarda kül tepeleri vardı. Yanan cesetlerin küllerinden tepeler oluşmuştu. Bugün de duruyor o tepeler soykırım anıtları gibi. Gezenlerin çoğu gözyaşlarını tutamıyordu.
O acıları yaşayan Yahudiler ve yakınları büyük bir üzüntü duyuyorlar bundan. Sergiler açıyorlar, konferanslar veriyorlar, hayatta olanlar anılarını anlatıyorlar.
Ama hep bir şey eksik: Duygudaşlık... Hani empati diyorlar ya kendini başkasının yerine koyabilmek... O yok. Hep kendilerine ne yapıldığını ve bunun yanlış olduğunu anlatıyorlar. Kendilerine acınmasını bekliyorlar.
Kudüs’te Auschwitz-Birkenau’dan kurtulmuş yaşlı bir kadın ile konuşmamızı unutamıyorum. İsrail – Filistin savaşı yoktu. Kudüs’te barış ve huzur vardı. Özgürce, güvenle gezmiştim. Yalnız Yahudi ve Filistinlilerle değil; Türk, Ermeni ve Süryanilerle de karşılaştım, sohbet etmiştim. Üç dinin birlikte yaşadığı kutsal, örnek bir barış kenti, diye düşünmüştüm. Yaşlı kadına da bu düşüncemi söyledim. Ne var ki, yaşlı kadın bu düşünceye karşıydı: “Ben bir daha asla Yahudilerin aynı acıları yaşamasını istemiyorum. Saf bir Yahudi devleti istiyorum” diyordu.
Anlaşamadık.
.....
Bugün Lund Üniversitesi’nden okuldaşım Heniz’in torunu Teliah Pollack’ın yazısını okurken soru aklıma takıldı: Çocuklarımıza nasıl kavratacağız?
Benim yanıtım: Duygudaşça, nedenleriyle, nasıllarıyla anlatacağız. Hatta o gaddar, katil Nazi askerlerinin yaptıklarının ardındaki nedenleri de irdeleyerek.
Neden bize yapılmasını istemediğimizi başkalarına yapmamamız gerektiğini altını çizerek anlatacağız.
Alman’ın Nazizt olmasını yanlış buluyorsak; Yahudi’nin Siyonist olmaması da onamayacağız... Kurban asla cellat olmayacak...
Çünkü “BİR DAHA ASLA!” herkes için geçerli.
Yahudi halkı içinde bunu kavrayanların ve gereğini yapanların sayısı günden güne artıyor. Onlar da Emperyalizme karşı mücadele ediyor. Nazizm’i ve Siyonizm’i lanetliyor.
.....
Bugün, Nazizm’in Yahudi ve Siyonizm’in Filistinli kurbanlarını düşünüyorum, onları saygıyla anıyorum.

