Montella'nın Tercihleri

24 yıl aradan sonra Dünya Kupası vizesi alan millî takımımızın merakla beklenen nihai kadrosu açıklandı.

Haziran 03, 2026 - 00:47
Güncellenmiş: 1 Saat önce
0
Montella'nın Tercihleri
Montella'nın Tercihleri

24 yıl aradan sonra Dünya Kupası vizesi alan millî takımımızın merakla beklenen nihai kadrosu açıklandı.

Nasıl bir kadro açıklanırsa açıklansın, tartışmaların hiç bitmeyeceği bir süreç de nihayet başlamış oldu. Çünkü söz konusu millî takım olduğunda her tercih, her eksik ve her sürpriz karar kamuoyunda farklı yorumlara neden oluyor. Ben de bu tartışmalar ışığında, kendi görüşlerim doğrultusunda açıklanan kadroyu değerlendireceğim.

KALECİLER

Kaleci rotasyonunda ilk tercih olan Uğurcan Çakır’ın yerini hak ettiğini düşünüyorum. Son yıllarda hem kulüp takımında hem de millî takımda ortaya koyduğu performans, onu Türkiye’nin bir numaralı kalecisi hâline getirdi.

Berke Özer ile yaşanan süreç nedeniyle kadro dışında kalması anlaşılabilir. Ancak burada katılmadığım tercih, Mert Günok oldu. Mert Günok, kariyerinin en istikrarlı dönemlerinden birini geride bırakmıyor. Buna karşın Muhammed Şengezer sezon boyunca daha fazla süre alarak formunu korudu ve takımına önemli katkılar sundu. Dünya Kupası gibi form durumunun büyük önem taşıdığı bir organizasyonda Muhammed Şengezer’in ana kadroda yer almasının daha doğru bir tercih olacağını düşünüyorum.

DEFANS

Savunma hattında da tartışılabilecek kararlar bulunuyor. Eren Elmalı yerine Mustafa Eskihellaç’ın tercih edilmesi gerektiği kanaatindeyim. Mustafa Eskihellaç, özellikle mücadele gücü, dinamizmi ve istikrarlı performansıyla dikkat çeken bir sezon geçirdi.

Benzer şekilde Samet Akaydın yerine Yusuf Akçiçek’in kadroda yer alması daha doğru olabilirdi. Modern futbolda sadece tecrübe değil, form durumu ve gelişim potansiyeli de büyük önem taşıyor. Yusuf Akçiçek’in ortaya koyduğu performans, ona millî takım kapısının açılmasını hak edecek seviyedeydi.

ORTA SAHA

Kaan Ayhan tercihi ise benim açımdan kadronun en tartışmalı kararlarından biri. Çok yönlü bir oyuncu olması ve farklı bölgelerde görev yapabilmesi önemli bir avantaj. Ancak Dünya Kupası kadrosuna seçilmek için yalnızca çok yönlü olmak yeterli olmamalı. Sezon içerisindeki performans da belirleyici kriterlerden biri olmalı.

Bu noktada Aral Şimşir’in kadro dışında kalmasını anlamakta zorlanıyorum. Sezon boyunca gösterdiği performans, hücum katkısı ve istikrarlı görüntüsüyle millî takım forması için güçlü bir adaydı. Özellikle Avrupa’da ortaya koyduğu gelişim, geleceğe yönelik önemli bir yatırım niteliği taşıyordu. Böyle bir oyuncunun kadro dışında bırakılması, kamuoyunda oluşan eleştirilerin de temel sebeplerinden biri oldu.

Can Uzun tercihi ise geç kalınmış olsa da doğru bir karar. Genç yaşına rağmen üst düzey futbol ortamında gösterdiği olgunluk, oyun görüşü ve teknik kapasitesiyle millî takımın geleceğinde önemli bir yere sahip olacağını gösteriyor.

FORVET

Hücum hattında da bazı tercihlerin sorgulanması doğal. Oğuz Aydın’ın kadroya dahil edilmesi tartışmaya açık kararlardan biri olarak öne çıkıyor. Alanyaspor formasıyla başarılı bir dönem geçirdiğinde millî takımda yeterince değerlendirilmeyen oyuncunun, daha vasat bir sezonun ardından Dünya Kupası kadrosunda yer alması eleştirilebilir.

İrfan Can Kahveci ise tecrübesi ve büyük maç deneyimi nedeniyle tercih edilebilecek isimlerden biri. Dünya Kupası gibi baskının yüksek olduğu organizasyonlarda bu tür oyuncuların varlığı teknik heyetin elini güçlendirebilir.

Deniz Gül tercihini ise yerinde buluyorum. Genç yaşına rağmen fiziksel özellikleri, potansiyeli ve gelişime açık yapısıyla Türk futbolunun gelecek yıllarda üzerinde durması gereken isimlerden biri olarak öne çıkıyor.

SONUÇ

Montella’nın açıkladığı kadro, Dünya Kupası yolunda Türkiye’nin en güçlü kadrolarından biri olarak gösterilebilir. Ancak kadronun tartışılmayacağı anlamına da gelmez. Futbolda başarı kadar adalet algısı da önemlidir. Formda oyuncuların ödüllendirilmesi, performans gösteren isimlerin karşılığını alması ve genç yeteneklere fırsat verilmesi millî takımın geleceği açısından büyük değer taşımaktadır.

Son sözü ise sahadaki performans söyleyecek. Eğer Türkiye Dünya Kupası’nda başarılı sonuçlar alırsa bugün eleştirilen birçok tercih doğru kabul edilecek. Ancak olumsuz bir tabloda, kadro seçimleri uzun süre tartışılmaya devam edecektir. Futbolun değişmeyen gerçeği de tam olarak budur.

Ahmet Faruk Balak

1988 yılında Şanlıurfa'da doğdum Doğu Akdeniz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun özel sektörde öğretmenlik deneyimlerim oldu bu arada Pedagojik Formasyon Eğitimimi de başarıyla tamamladım lise yıllarımdan itibaren İlkhaber ve Urfanatik gibi yerel gazetelerde spor yazarlığı yaptım şu an aktif olarak Sporda Manşet adlı dijital spor sitesinde de köşe yazarlığı görevimi sürdürmekteyim.

Yorumlar (0)

User