Denizde Tesettürlü Çekilmezliği?
Sorun nedir? Ülkemiz ne hale geldi yapılan. Nedir bu düşmanlık. Herkes istifade etsin ortak kullanılan bölgelerden. Deniz ve plajlar halkındır.
Sorun nedir? Ülkemiz ne hale geldi yapılan. Nedir bu düşmanlık. Herkes istifade etsin ortak kullanılan bölgelerden. Deniz ve plajlar halkındır. Halk ise ayrım yapmadan yaşayan bölgelerde olması gerekir. Sen üstün o değil mi? Toplu olan bölgeler daima ortaktır. Bunlar yapılması gereken toplum ateşidir. Ama nereden baksak ki?
Senin hakkın var da diğerinin yok mu? Adalet nere? Kardeşlik nerede? Dostluk nerede?
Biz önce kendi aramızda bazı sorunları çözelim.
Nerede yaşayacağız ki? O zaman başörtülüler araplara; tatil yapan tesettürlü kadınlar Endonezya ve eğitim almak isteyen ise başörtülü genç kızlar başka ülkelerde eğitim alarak telef mi olsun. Bu memleket yabancıların değil Türk halkının.
Kurtuluş savaşında savaşanları neden bu ülke de yaşamaya hakkı yok ki?
Herkes kanun yönünde eşit değil mi?
Eleştiri yaparken bile mukaddese sövüyoruz.
Sorun çözümü belli. Bu ülke de aynı kimliğe sahip olan herkes aynı haklardan özgür iradesi ile kanunların çerçevesinde yaşayarak yararlanması sağlanacaktır.
Camiye de rahat gidecek; yazlığa da gidecek; denize de gidecek buna kimse mani olamayacak. Memlekette kanun var nizam var.
Vergiyi halk ödesin; asker de halk şehit olsun; zamları halk yesin ama halk sefa sürmesin olur mu peki?
Şimdi öncelikle empati duygularımızı geliştirmeliyiz.
"Sosyal adalet" ve "tesettürlü kadın" konusu, hukuk, insan hakları, çalışma hayatı, eğitim ve toplumsal yaşam gibi birçok boyutu olan bir konudur. Genel anlamda sosyal adalet, herkesin inancı, yaşam tarzı, cinsiyeti veya kimliği nedeniyle ayrımcılığa uğramadan eşit fırsatlara sahip olmasıdır.
Tesettürlü kadınlar açısından sosyal adalet şu ilkeleri kapsar:
- Eğitim hakkı: İnancı veya kıyafeti nedeniyle eğitimden mahrum bırakılmamak.
- Çalışma hakkı: İşe alım, terfi ve çalışma koşullarında yalnızca yeterlilik ve performansa göre değerlendirilmek.
- Kamu hizmetlerine erişim: Sağlık, ulaşım ve diğer kamu hizmetlerinden diğer vatandaşlarla eşit şekilde yararlanabilmek.
- Ayrımcılıktan korunma: Tesettürü nedeniyle dışlanmamak, hakarete uğramamak veya dezavantajlı duruma düşmemek.
- İfade ve din özgürlüğü: İnancını ve buna bağlı giyim tercihini, başkalarının haklarını ihlal etmeden özgürce yaşayabilmek.
Aynı şekilde sosyal adalet ilkesi, tesettürlü olmayan kadınların da yaşam tarzları nedeniyle ayrımcılığa uğramamasını gerektirir. Hukukun temel amacı, farklı yaşam biçimlerine sahip bireylerin eşit hak ve özgürlüklerden yararlanmasını sağlamaktır.
Toplumda sosyal adaletin güçlenmesi için:
- Hukuk önünde eşitlik ilkesinin uygulanması,
- Ayrımcılıkla mücadele edilmesi,
- Fırsat eşitliğinin desteklenmesi,
- Karşılıklı saygı ve hoşgörünün teşvik edilmesi,
- Kadınların eğitim, istihdam ve karar alma süreçlerine katılımının önündeki engellerin kaldırılması önemlidir.


Yorumlar (0)