Galatasaray'ın Derbi Zaferi
Süper Lig’in 9. haftasında Rams Park’ta Galatasaray ve Fenerbahçe kozlarını paylaştı. Atilla Karaoğlan’ın düdük çaldığı maça çok iyi başlayan ve etkili oynayan Galatasaray, rakibine büyük üstünlük kurdu. Sarı-kırmızılılar, devreyi de 2-0 önde kapattı.
Süper Lig’in 9. haftasında Rams Park’ta Galatasaray ve Fenerbahçe kozlarını paylaştı. Atilla Karaoğlan’ın düdük çaldığı maça çok iyi başlayan ve etkili oynayan Galatasaray, rakibine büyük üstünlük kurdu. Sarı-kırmızılılar, devreyi de 2-0 önde kapattı.
Fenerbahçe açısından bakacak olursak sarı-lacivertliler, ilk yarı boyunca sık sık faullere başvurarak oyunu gerginleştirmeyi tercih etti. İlk yarıda hiç şut çekememeleri ve sıfır gol beklentisinde kalmaları, kendileri açısından büyük bir hayal kırıklığı oluşturdu.
İkinci yarıda doğal olarak Fenerbahçe baskısı bekleniyordu. Ancak Fenerbahçe golü bulana kadar Galatasaray’ın da kaçırdığı pozisyonlar oldu.
Fenerbahçe, Oğuz Aydın’ın ortasında İrfan Can Kahveci’nin güzel vuruşuyla farkı bire indirdi. Bu golle birlikte maçın oyun anlamında da biraz daha dengelendiğini söyleyebiliriz.
TEKNİK DİREKTÖR HAMLELERİ
A.Brown sol stoper oynaması ilginç bir tercihti ama burada özellikle dikkat çekmek istediğim nokta, Fenerbahçe’nin çift forvete geçmek için geç kalmasıydı. İsmail Kartal, Fenerbahçe’nin golünden yaklaşık 20 dakika sonra çift forvete döndü. Üstelik takımın en iyilerinden Oğuz Aydın’ı ve bir diğer etkili oyuncu İrfan Can Kahveci’yi oyundan çıkararak Nene ve Mert Hakan’ı sahaya sürdü.
Galatasaray’daki oyuncu değişikliklerine baktığımızda ise Yunus’un yerine Rafael Leão’nun oyuna girdiğini görüyoruz. Leão, bu maçta da beklentileri karşılayamadı. Batrakov’un yerine Sara’nın oyuna girmesi de dikkat çekiciydi. Sara’nın performansı hayal kırıklığı yaratırken Yunus’un yerine oyuna giren Sane, az da olsa ışık verdi. Jakobs’un yerine Eren’in oyuna girmesiyle 80. dakikada üç oyuncu birden değişmiş oldu. Bu hamleyi olumlu bulduğumu söyleyebilirim.
Fenerbahçe’deki diğer oyuncu değişiklikleri de tartışmaya açıktı. Vedat Muriqi’nin oyuna girmesi gayet normaldi. Ancak Oğuz Aydın ve İrfan Can Kahveci gibi iyi performans gösteren oyuncuların çıkarılması, yerlerine Nene ile Mert Hakan’ın alınması ayrı bir soru işareti oluşturdu.
Öte yandan Leão’nun kanatlarda nasıl performans gösterdiğini görmek açısından da bu değişiklikler bir fikir verdi. Ancak ortaya çıkan tablo, beklentileri karşılamaktan uzaktı.
Maçın genelini değerlendirdiğimde Osimhen’in yanı sıra Batrakov’u da çok beğendiğimi söyleyebilirim. Batrakov, Barcelona maçında yakaladığı yükselişi bu karşılaşmada da sürdürmüş gibi göründü.
Fenerbahçe açısından maçın en iyi oyuncusu Oğuz Aydın’dı. İrfan Can Kahveci de iyi sayılabilecek bir performans ortaya koydu. Ancak ne hikmetse Fenerbahçe’nin ikinci gole ihtiyaç duyduğu anlarda bu iki oyuncu da oyundan çıkarıldı. Açıkçası bunu anlamakta güçlük çekiyorum.
Bir diğer dikkat çekici nokta da Fenerbahçe’nin golünden sonra çift forvete geçmek için yaklaşık 20 dakika beklenmesiydi. Sen neyi bekliyorsun, İsmail Kartal? Maçı çevirip çeviremeyeceğini zaman gösterebilirdi. Ancak senin üzerine düşeni zamanında yapman gerekiyordu.
GALATASARAY OYUNU FORSE ETTİ
Maçın genel gidişatına baktığımızda özellikle ilk yarıda Galatasaray’ın oyunu forse ettiğini ve skorun 2-0’dan daha farklı olabileceğini düşünüyorum.
İkinci yarıda skorun getirdiği dezavantaj nedeniyle Fenerbahçe’nin baskı kurması gerekiyordu. Ancak sarı-lacivertlilerin baskısı çok yüksek değildi. Fenerbahçe’nin özellikle ilk yarıda futbol oynamaktan ziyade faullerle oyunu durdurmaya çalıştığını söyleyebiliriz.İlk yarıda şutunun olmaması bunun göstergesi İkinci yarıda ise skor olarak geride olduğundan bu futbol anlayışından bir nebze olsun vazgeçti.
MAÇTA DİKKAT ÇEKEN RAKAMLAR
Maçta Galatasaray’ın gol beklentisi 2,27 olurken Fenerbahçe’de bu sayı 0,31’de kaldı. Galatasaray 23 şutla rakip kaleyi yoklarken Fenerbahçe dört şutla karşılık verdi. Sarı-kırmızılıların 23 şutunun sekizi kaleyi buldu. Fenerbahçe’de ise isabetli şut sayısı üçtü.
Galatasaray’ın kornerlerde 10-4’lük üstünlüğü de sarı-kırmızılıların ne kadar fazla duran top fırsatı yakaladığının göstergesiydi.
Fenerbahçe’nin maçı kırmızı kart görmeden tamamlaması da dikkat çekiciydi. Hakem demeyelim de Allah’ın bir hikmeti diyelim!
Ancak maçın ardından yaşanan olaylar nedeniyle hem Abdülkerim hem de Archie Brown kırmızı kart gördü. Karşılaşma sona erdikten sonra yaşanan bu gelişmeleri maçın içindeki değerlendirmemizden ayrı tutmak gerekiyor.
DERBİDEN ÇIKAN SONUÇ
Galatasaray, bu galibiyetle sezonun ilk derbi zaferini elde etti. Fenerbahçe ise Beşiktaş’ın ardından Galatasaray’a da yenilerek oynadığı ikinci derbiden de mağlubiyetle ayrıldı.
Galatasaray, ligdeki maçının ardından Fenerbahçe karşısında da kazanarak büyük moral depoladı. Sarı-kırmızılılar, hem Şampiyonlar Ligi’nde hem de ligde önlerindeki maçlara daha moralli girecek.
Fenerbahçe açısından ise tablo pek iç açıcı görünmüyor. Şampiyonlar Ligi’nde 2-0 öndeyken Slavia Prag karşısında 2-2 berabere kalan sarı-lacivertliler, derbiyi de kaybederek tartışmaların odağına yerleşti.
Fenerbahçe’nin gidişatı hiç iyi görünmüyor. Takımın kısa sürede toparlanabileceğine dair de güçlü bir işaret yok. Niye gönderildiği belirsiz olan Talisca’yı aramaya devam ediyorlar. Bu gidişle daha çok arayacaklardır.
Galatasaray cephesinde ise Barış Alper Yılmaz ve Yunus Akgün’ün kanatlarda faydalı olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle Barış Alper, çok iyi bir maç çıkardı. Sane ve Leão’nun performanslarını gördükten sonra Barış Alper’in ve Yunus’un formsuz hâllerinin bile bu iki oyuncudan daha iyi olduğunu düşünüyorum.
Leão’nun da Sane’den sonra transfer maliyeti açısından tartışma konusu olmaya doğru hızla ilerlediğini söyleyebilirim. Bu oyunculardan beklenen katkı gelmiyor. Elden nasıl çıkarılacaklarını da bilmiyorum. Tam anlamıyla patladılar.
Okan Buruk’un tercihleri de tartışmaya açıktı. Belki oyuncu değişikliklerinde zaman geçirmek, belki de yorgunluk gibi başka faktörler etkili oldu. Ancak Batrakov gibi Osimhen’le birlikte maçın en iyi oyuncularından birini çıkarıp Sara’yı oyuna almak bana göre anlaşılması güç bir karardı. Sara, Batrakov’un bu formuyla Galatasaray formasını artık rüyasında görür.
Diğer taraftan Lemina ve Torreira gibi savunma yönü daha kuvvetli oyunculardan birini çıkarıp Batrakov’u sahada tutmak farklı bir tercih olabilirdi. Ancak bu durumda Galatasaray maçı kontrol etmekte zorlanabilir miydi? Elbette böyle bir ihtimal de vardı.
Sonuç olarak İsmail Kartal’ın hamleleri de Galatasaray’ın işini kolaylaştırdı. Oğuz Aydın ve İrfan Can Kahveci’nin oyundan çıkarılması, Vedat Muriqi’nin geç oyuna alınması, Fenerbahçe’nin maçın geri kalanındaki planını tartışmalı hâle getirdi.
MAÇIN TARTIŞMALI POZİSYONLARI
Skriniar’ın müdahalesiyle Batrakov ceza yayı çevresinde yerde kaldı. Bu pozisyonda Skriniar’ın sarı kart görmesi gerektiğini düşünüyorum. Ancak hakem yalnızca faul kararı verdi.
Sanchez ile Skriniar arasındaki mücadelede Sanchez aleyhine verilen faul kararını doğru buluyorum. Buna karşılık sarı kartın ağır olduğunu düşünüyorum.
Greenwood’un Jakobs ile mücadelesinde bana göre penaltı gerektirecek bir durum yoktu.
Batrakov’un Guendouzi ile girdiği mücadelede ise penaltı beklentisi doğaldı. Hakemin penaltı vermemesini anlayabiliyorum. Ancak temas var mı, var. Ben olsam penaltı verirdim.
SON SÖZ
Bu galibiyet Galatasaray’ın önünü açar mı, bilmiyorum. Sarı-kırmızılılar iddiasını ortaya koydu ancak bu sezon Galatasaray’ın asıl rakibinin Fenerbahçe olmadığını düşünüyorum. Beşiktaş ve özellikle Trabzonspor, şampiyonluk yarışında dikkate alınması gereken takımlar.
Galatasaray’ın bu iştahlı oyununu sürdürmesi, Batrakov’un formunu koruması ve Osimhen’in başarılı performansına devam ederek sakatlanmaması büyük önem taşıyor.
Şampiyonluk ipini kimin göğüsleyeceğini, Galatasaray’ın üst üste beşinci şampiyonluğunu kazanıp kazanamayacağını ve bu seriyi durdurabilecek bir takımın çıkıp çıkmayacağını bekleyip göreceğiz.


Yorumlar (0)