Timur ile Karınca
Tarihte azim, kararlılık ve pes etmeme üzerine anlatılan en ilham verici kıssalardan biri olmuştur.
Tarihte azim, kararlılık ve pes etmeme üzerine anlatılan en ilham verici kıssalardan biri olmuştur.
Büyük Cihangir Timur’un hayatındaki dönüm noktalarından biri olarak aktarılan bu hikaye şöyle gelişmektedir.
Hikaye: Pes Etmeyen Karınca
Timur, gençlik yıllarında çıktığı savaşlardan birinde ağır bir yenilgiye uğrar. Ordusu dağılmış, kendisi de yaralı ve bitkin bir halde düşmanlarından kaçarak harabe bir binaya (veya bir mağaraya) sığınmak zorunda kalmıştır. Yalnızdır, çaresizdir ve umudunu kaybetmek üzeredir. "Her şey bitti, buraya kadarmış" diye düşünerek sırtını duvara yaslar ve derin bir karamsarlığa kapılır.
O sırada gözü, duvarda tırmanmaya çalışan küçük bir karıncaya takılır. Karınca, kendisinden oldukça büyük ve ağır olan bir buğday tanesini sırtlamış, duvardaki yuvasına taşımaya çalışmaktadır.
Timur merakla karıncayı izlemeye başlar:
- Karınca dik duvarda birkaç adım tırmanır, fakat yükün ağırlığıyla yere düşer.
- Pes etmez, tekrar buğday tanesini kavrar ve tırmanmaya başlar. Birkaç santim daha yukarı çıkar, yine düşer.
- Üçüncü, dördüncü, beşinci deneme... Karınca her defasında düşer ama hiç durmadan, bıkmadan buğday tanesini yeniden sırtlayıp duvara tırmanmaya devam eder.
Timur karıncayı saymaya başlar. Karınca tam 69 kez düşer.
Fakat 70. denemesinde karınca, taşıdığı yükle birlikte düşmeden yuvasına ulaşmayı başarır.
Hikayeden Çıkarılan Ders
Küçük bir karıncanın gösterdiği bu muazzam azim ve kararlılık, Timur’un üzerinde şok etkisi yaratır. Kendi kendine şöyle der:
"Şu küçücük karınca bile önündeki engellere rağmen 69 defa yenilip 70. de hedefine ulaşıyor da; ben koskoca bir insan olarak ilk yenilgimde nasıl pes eder, umudumu keserim?"


Yorumlar (0)