Kamu Kurum İskontosu Krizi Eczaneleri Ve Halkı Mağdur Ediyor

Muğla Eczacı Odası, kamu kurum iskontosu uygulanmayan ilaçlar nedeniyle eczanelerin milyonlarca lira zarara uğradığını belirterek SGK ve ilaç firmalarına acil çözüm çağrısı yaptı.

Kamu Kurum İskontosu Krizi Eczaneleri Ve Halkı Mağdur Ediyor
Kamu Kurum İskontosu Krizi Eczaneleri Ve Halkı Mağdur Ediyor

Kamu Kurum İskontosu uygulanmayan ilaçlar, eczaneleri doğrudan zarara uğratırken, halkın ilaca erişimini de tehdit ediyor. Muğla Eczacı Odası, SGK ve ilaç firmalarına acil çözüm çağrısı yaptı.

Türkiye’de sosyal güvenlik sistemi kapsamında hastaların ilaca erişiminin, Sosyal Güvenlik Kurumu ile eczaneler arasında imzalanan protokoller ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüldüğü hatırlatıldı. Bu sistemin temel unsurlarından biri olan kamu kurum iskontosunun, SGK’lı hastalara verilen ilaçlarda yasal ve bağlayıcı bir indirim mekanizması olduğu vurgulandı.

Ancak son dönemde bazı ilaç firmalarının, mevzuatta açıkça yer almasına rağmen “zarar ettikleri” gerekçesiyle kamu kurum iskontosunu uygulamadığı ya da eksik uyguladığı, buna karşın ilaçları eczanelere daha yüksek bedellerle sattığı ifade edildi. SGK’nın ise bu ilaçların bedelini, iskonto uygulanmış gibi eczanelere ödediği belirtildi.

Rakamlar Krizin Boyutunu Ortaya Koyuyor

31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye genelinde 28 ilaç firmasının 85 kalem ilaçta kamu kurum iskontosunu uygulamadığı ya da eksik uyguladığı, 17 firmanın ise 44 kalem ilaçta mevzuata aykırı biçimde alternatif geri ödeme yöntemi kullandığı açıklandı. Bu sorunun 2018 yılından bu yana ilgili kurumlara defalarca bildirilmesine rağmen çözülmediği, aksine giderek büyüdüğü ifade edildi.

Somut örneklerle eczanelerin uğradığı zarar kamuoyuyla paylaşıldı. Antiviral bir göz ilacında eczanenin tek satışta 204 TL’yi aşan zarara uğradığı, yaygın kullanılan bir mide ilacında ise yaklaşık 38 TL zarar oluştuğu belirtildi. Bu durumun, eczanelerin para kazanmak bir yana, her satışta cebinden ödeme yapması anlamına geldiği vurgulandı.

Muğla’da Zarar Milyonları Buldu

Krizin Muğla’daki yansımalarının da dikkat çekici olduğu ifade edildi. Muğla genelinde faaliyet gösteren 506 eczanenin, sistemin tamamen tıkanmaması için büyük bir fedakârlıkla hizmeti sürdürdüğü belirtildi. Sadece 2025 yılı içinde Muğla’daki eczanelerin, kamu kurum iskontosu uygulanmayan ya da eksik uygulanan 85 kalem ilaç nedeniyle 9 milyon 665 bin lirayı aşan toplam zarara uğradığı açıklandı.

Bu tutarın 3 milyon liranın üzerindeki kısmının, eczacıların doğrudan cebinden çıkan satış zararı olduğu, ayrıca 44 kalem ilaçta 157 milyon lirayı aşan kamu kurum iskontosunun sonradan tahsil edilmek zorunda kalındığı, bunun da ciddi bir iş yükü ve ekonomik kayıp yarattığı kaydedildi.

Halk Sağlığı Ve İlaca Erişim Tehdit Altında

Açıklamada, mevcut durumun yalnızca eczacıları değil, doğrudan halk sağlığını da tehdit ettiği vurgulandı. Eczanelerin zarar ettiği, bazı eczanelerin bu farkları karşılayamaz hale geldiği, kimi durumlarda ise hastaların kendi kusurları olmamasına rağmen ek bedellerle karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Eczacı ile hastanın karşı karşıya getirildiği bu tablonun, kamusal bir sorunu bireysel çatışmaya dönüştürdüğü belirtildi.

Sorumluluk Eczacıda Değil

32.Bölge Muğla Eczacı Odası, bu sorunun ne eczacıların ne de hastaların sorunu olduğunu net bir dille ifade ederek, mevzuata aykırı davranan ilaç firmaları ile gerekli denetimleri yapmayan Sosyal Güvenlik Kurumu’nu sorumlu gösterdi. Yetkili kurumlara ivedilikle çözüm üretme çağrısı yapıldı.

Somut Adımlar Atılacak Uyarısı

Sorunun çözülmemesi halinde kamu kurum iskontosu uygulamayan firmaların kamuoyuyla paylaşılacağı, SGK’nın kendi protokolüne sahip çıkmaya davet edildiği ve eczacıların zararına satış yaparak hizmeti sürdürmesinin imkânsız hale geleceği açıklandı. Bu koşullar devam ederse hastaların ilaca erişiminde ciddi mağduriyetler yaşanacağı uyarısı yapıldı.

Muğla’daki 506 eczane ile birlikte somut adımlar atılmaya hazır olunduğu belirtilirken, anayasal bir hak olan ilaca erişimin sürdürülebilirliği için tüm yasal hakların saklı tutulduğu vurgulandı.

Açıklama, “Eczaneler ticarethane değil, birinci basamak sağlık hizmet sunucularıdır. Halk sağlığı, şirketlerin tek taraflı mali gerekçelerine feda edilemez” ifadeleriyle sona erdi.