CHP’den Ak Partili Kadem Mete’ye Sert Tepki: Muğla Fethedilecek Bir Ganimet Değildir!
CHP Muğla kanadından AK Parti Milletvekili Kadem Mete’nin “karton kutular” ve “doğacak çocukların borcu var” açıklamalarına yanıt geldi. Muğla'nın iradesi ve Cumhuriyet vurgusu yapıldı.
CHP Muğla kanadından, AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete’nin tartışma yaratan açıklamalarına yönelik çok sert bir cevap geldi. Mete’nin “karton kutular”, “devirir geçeriz” ve “doğacak çocukların bile Erdoğan’a borcu vardır” sözlerini hedef alan açıklamada, Muğla’nın bir ganimet değil, Cumhuriyet’in onurlu bir parçası olduğu vurgulandı. Halkın iradesi ve demokratik değerlerin hiçe sayıldığını belirten CHP temsilcileri, “Kimseye borçlu değiliz; yalnızca halka karşı sorumluyuz” mesajını verdi. Muğla siyaseti bu açıklamalarla birlikte yeniden ısındı.
Muğla’da siyasetin ateşi, AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete’nin yaptığı açıklamaların ardından yükseldi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kanadından gelen yanıtta, Mete’nin kullandığı üslubun kentin toplumsal dokusuna ve kardeşlik kültürüne yakışmadığı ifade edildi. Açıklamada, özellikle “karton kutular” ve “devirir geçeriz” gibi ifadelerin sadece bir partiye değil, tüm Muğlalı yurttaşların demokratik iradesine yönelik bir saldırı olduğu savunuldu. Millet iradesinin üstünlüğüne dikkat çekilen metinde, sandıktan çıkan kararın küçümsenemeyeceği ve Muğla halkının bu tür tehditkar dillere asla sessiz kalmayacağı bir kez daha tescillenmiş oldu. Muğla haber gündeminde geniş yankı bulan bu çıkış, kentteki siyasi kamplaşmanın boyutlarını da gözler önüne serdi.
Muğla’nın İradesi Karton Kutu Değildir
Yapılan açıklamada, Muğla’nın bir “kale” olduğu ve bu kalenin duvarlarının eşit yurttaşlık ile örüldüğü belirtildi. Kadem Mete’nin ifadelerine atıfta bulunularak, “Muğlalının iradesi bir karton kutu değildir. O iradenin siyasetti karşılığı olan Cumhuriyet Halk Partisi, emperyalizme karşı yurdumuzu savunup, Cumhuriyeti kuran partidir” denildi. Muğla’nın harcının emekle ve akılla karıldığına dikkat çekilerek, kentin fethedilecek bir ganimet veya üzerinden geçilecek bir arazi olmadığı vurgulandı. Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet değerlerinin Muğla’nın mayasını oluşturduğu ifade edilirken, laiklik ve sosyal adalet vurgusu yapıldı. Bu sert eleştiriler, Muğla’nın özgürlük ve adalet temelinde yükselen bir Cumhuriyet kenti olduğu gerçeğinin altını çizdi.
Doğacak Çocukların Borcu Değil Hakları Vardır
Tartışmanın en vahim boyutu olarak nitelendirilen “Doğacak çocukların bile Erdoğan’a borcu vardır” sözlerine ise tokat gibi bir yanıt geldi. CHP temsilcileri, bu anlayışın yurttaşı hak sahibi bir birey olmaktan çıkarıp, geleceği bir kişiye zimmetleme iddiası olduğunu savundu. “Doğacak çocukların Sayın Erdoğan’a bir borcu yoktur; ama iktidarın yanlış politikaları yüzünden borcu vardır” denilerek ekonomik sürece de gönderme yapıldı. Bu sözlerin demokratik bir siyaset dili değil, bir biat rejimi beyanı olduğu öne sürüldü. Çocukların borçla değil, haklarla dünyaya geldiği hatırlatılarak, yurttaşlığın minnetle değil; eşitlik, özgürlük ve hukukla tanımlanması gerektiği ifade edildi.
Tek Adamcılıkla Cumhuriyetçi Anlayışın Mücadelesi
Açıklamanın son bölümünde, Türkiye’nin bir kişinin lütfuyla ayakta duran bir ülke olmadığı vurgulandı. Mücadelenin, herkesi bir kişiye borçlu ilan eden tek adamcılık ile egemenliği millete emanet eden Cumhuriyetçi anlayış arasında olduğu belirtildi. Muğla’nın korkuya ve teslimiyete asla geçit vermeyeceği, halkın iradesinin her zaman ayakta kalacağı mesajı verildi. “Kimseye borçlu değiliz; yalnızca halka karşı sorumluyuz” ifadesiyle noktalanan açıklama, kentin siyasi rotasının halk iradesinden yana olduğunu bir kez daha kanıtladı. Muğla siyaset haberleri içinde uzun süre konuşulacak olan bu polemik, 2026 yılındaki yerel ve genel siyasi atmosferin de habercisi niteliğinde oldu.

