Bodrum Emek Ve Demokrasi Güçleri’nden Mehmet Türkmen Tepkisi: Sendikal Faaliyet Suç Değildir

Bodrum Emek ve Demokrasi Güçleri, BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına tepki gösterdi. Basın açıklamasında sendikal haklar ve emek mücadelesi vurgulandı.

Bodrum Emek Ve Demokrasi Güçleri’nden Mehmet Türkmen Tepkisi: Sendikal Faaliyet Suç Değildir
Bodrum Emek Ve Demokrasi Güçleri’nden Mehmet Türkmen Tepkisi: Sendikal Faaliyet Suç Değildir
Bodrum Emek Ve Demokrasi Güçleri’nden Mehmet Türkmen Tepkisi: Sendikal Faaliyet Suç Değildir
Bodrum Emek Ve Demokrasi Güçleri’nden Mehmet Türkmen Tepkisi: Sendikal Faaliyet Suç Değildir

Bodrum Emek ve Demokrasi Güçleri, BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasını "siyasi bir karar" olarak nitelendirerek Bodrum Belediye Meydanı’nda kitlesel bir basın açıklaması düzenledi. Platform adına açıklamayı okuyan Safiye Karakaş, bu kararın emeğini ve haklarını savunan tüm işçilere yönelik bir gözdağı olduğunu ifade ederek, Türkmen’in derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Muğla’nın Bodrum ilçesinde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve siyasi partilerin oluşturduğu Bodrum Emek ve Demokrasi Güçleri, işçi hakları mücadelesinin önde gelen isimlerinden BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına karşı ses yükseltti. 19 Mart 2026 tarihinde Bodrum Belediye Meydanı’nda bir araya gelen grup, Gaziantep’teki Sırma Halı işçilerinin hak arama mücadelesi sırasında yaşanan gelişmeleri ve sonrasındaki tutuklama kararını sert bir dille eleştirdi. Basın açıklamasında, yargının bağımsızlığını yitirdiği ve emekçiler karşısında konumlandığı dile getirildi.

Siyasi Bir Karar Ve Emekçiye Verilen Gözdağı

Platform adına konuşan Safiye Karakaş, Mehmet Türkmen’in tutuklanmasının hukuki bir temele dayanmadığını, tamamen siyasi bir tercih olduğunu vurguladı. Karakaş, “Gaziantep’te Sırma Halı işçilerinin ücret ve hak talepleri etrafında gelişen süreçte işçilerin yanında yer alan bir sendika başkanının tutuklanması, ülkede yargının emekçiler karşısında nasıl konumlandığını bir kez daha ortaya koymuştur. İşçilerin hak arama mücadelesi baskı altına alınmak istenmekte, sendikal faaliyet fiilen suç gibi gösterilmektedir” dedi. Açıklamada, bugün emeği gasp edenlerin korunduğu, buna karşın hakkını arayanların hedef haline getirildiği bir sistemin inşa edildiği savunuldu.

Sermayeye Cömert Emekçiye Kısıtlı Yaklaşım

Açıklamada sadece tutuklama kararı değil, ülkenin genel ekonomi politikaları da hedef alındı. İktidarın Ramazan ayı boyunca dayanışma söylemleri kurmasına rağmen pratik uygulamaların farklı olduğu ifade edildi. Karakaş, “Emeklilere yılda iki kez verilen bayram ikramiyelerinde anlamlı bir artıştan kaçınanlar, sermaye çevrelerinin milyarlarca liralık vergi ve kredi borçlarını silmekte tereddüt etmemektedir. Emekçilerden fedakârlık bekleyen anlayışın, sermaye söz konusu olduğunda nasıl cömert davrandığı ortadadır” diyerek ekonomik adaletsizliğe dikkat çekti. Demokratik haklarını kullanan işçilerin önüne çıkarılan polis barikatları, kamusal gücün kimin yanında olduğunun bir kanıtı olarak nitelendirildi.

Sırma Halı Mücadelesi Ülke Geneline Yayılıyor

Bodrum Emek ve Demokrasi Güçleri, Sırma Halı işçilerinin direnişinin sadece bir fabrikaya sıkıştırılamayacağını belirtti. Bu mücadelenin; güvencesizliğe, yoksulluğa ve emeğin değersizleştirilmesine karşı ülke genelinde büyüyen emek mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi. Platform üyeleri, sendikal haklara yönelik baskıların, gözaltı ve tutuklamaların emekçileri yıldıramayacağını belirterek tüm demokratik kitle örgütlerini bu haksızlığa karşı ortak mücadeleye çağırdı.

Mehmet Türkmen Yalnız Değildir

Basın açıklamasının sonunda, Mehmet Türkmen’in bir an önce özgürlüğüne kavuşması gerektiği ve sendikal faaliyetler üzerindeki baskıların son bulması istendi. “Mehmet Türkmen Yalnız Değildir!”, “Sendikal Faaliyet Suç Değildir!” ve “Yaşasın Emek, Demokrasi ve Dayanışma Mücadelesi!” sloganlarının atıldığı eylemde, Bodrum’dan Gaziantep’teki işçilere ve tutuklu sendika başkanına selam gönderildi. Platform, hukuki süreç tamamlanana kadar bu davanın takipçisi olacaklarını ve dayanışmayı büyüteceklerini ilan etti.