Muğla’da Acele Kamulaştırma Forumu: 47 Bin Köylü Yurdundan Olma Riskiyle Karşı Karşıya
Muğla’da düzenlenen "Kamu Yararı mı, Acele Karar mı?" forumunda acele kamulaştırma kararlarının yıkıcı etkileri tartışıldı. Ahmet Aras, su ve yaşam hakkı vurgusu yaptı.
Muğla'da son dönemde artan acele kamulaştırma uygulamaları, düzenlenen halk forumunda tüm yönleriyle tartışıldı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, alınan kararların 47 bin köylüyü yerinden edeceğini ve 200 bin kişinin suya erişimini tehlikeye atacağını belirterek, bu sürecin bir yaşam hakkı ihlali olduğunu söyledi.
Muğla’da doğayı, tarımı ve yerel yaşamı tehdit eden plansız yapılaşma ve maden projelerine yönelik tepkiler, geniş katılımlı bir forumla sokağın sesine dönüştü. Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilen “Kamu Yararı mı, Acele Karar mı?” başlıklı etkinlikte; hukukçular, meslek odaları, muhtarlar ve bizzat mağduriyet yaşayan vatandaşlar bir araya geldi. Forumda, özellikle enerji politikaları bahanesiyle alınan acele kamulaştırma kararlarının Muğla’nın demografik yapısını ve ekosistemini nasıl bir yıkıma sürüklediği bilimsel veriler ve yaşanmış hikayelerle gözler önüne serildi. Katılımcılar, mülkiyet hakkının ötesine geçen bu kararların, kentin en temel yaşamsal kaynaklarını hedef aldığını vurguladı.
Muğla’nın Geleceği Ve Yaşam Hakkı Masada
Forumun açılışında konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, meselenin sadece toprak parçası olmadığını, doğrudan bir yaşam hakkı mücadelesi verildiğini belirtti. Alınan acele kararların 47 bin köylünün yaşam alanını tehdit ettiğini ve neredeyse bir Bodrum nüfusu kadar insanın bu süreçten olumsuz etkilendiğini ifade eden Aras, “Bu toprakları atalarımızdan temiz aldık, çocuklarımıza da öyle devretmek borcumuzdur. Vatan sadece sınırlar değil, içinde yaşadığımız ekosistemin tamamıdır” dedi. Aras, ayrıca kentin karşı karşıya olduğu kuraklık tehlikesine de dikkat çekerek, maden faaliyetlerinin yer altı sularına zarar verdiğini ve MUSKİ aracılığıyla bu konuda gerekli yasal süreçleri başlattıklarını müjdeledi. Mumcular ve Geyik Barajlarındaki su kaybının, bu tür hoyrat projelerle daha da derinleştiği belirtildi.
Halkın Sesi: İkizköy Ve Balcılar’dan Direniş Mesajı
Halk oturumu bölümünde söz alan yerel temsilciler, yaşanan dramı tüm çıplaklığıyla anlattı. İkizköy Muhtarı Nejla Işık, yıllardır verdikleri mücadeleyi hatırlatarak, “Bize susuzluğu mu, gıdasızlığı mı, yoksa evsizliği mi seçeceğiz diye soruyorlar” diyerek halkın çaresiz bırakılmaya çalışıldığını ifade etti. Milas bölgesindeki maden genişleme sahalarının sadece bir köyü değil, tüm Muğla’yı etkileyeceğini belirten Balcılar Mahalle Muhtarı Mesut Esmer ise, sıranın kendi köylerine geldiğini ve bu mücadelenin ortaklaşması gerektiğini vurguladı. Akbelen ve çevresindeki köylülerin yaşadığı belirsizlik, forumda dayanışma ruhunu en üst seviyeye taşıdı.
80 Yaşındaki Zehra Teyze’nin Toprak İsyanı
Forumun en duygusal anları ise Çamköy’den gelen 80 yaşındaki Zehra Teyze’nin konuşmasıyla yaşandı. Yarım asırlık zeytinliklerinin ve ceviz ağaçlarının bir gecede ellerinden alındığını anlatan Zehra Teyze, 86 yaşındaki eşiyle birlikte dımdızlak bırakıldıklarını söyledi. Tarım arazileri ve zeytinliklerin "acele" kılıfıyla gasp edilmesine yönelik bu isyan, salondaki katılımcılar tarafından ayakta alkışlandı. Uzmanlar ise teknik bölümde yaptıkları açıklamalarda; mevcut enerji politikalarının sürdürülebilir olmadığını, fosil yakıt odaklı büyümenin düşük katma değer yaratırken geri dönüşü olmayan ekolojik yıkımlara yol açtığını hukuki ve iktisadi verilerle kanıtladı.
Maden Geçici Yıkım Kalıcı: Ortak Bildirge Yayımlandı
Etkinlik sonunda yayımlanan ortak bildirgede, acele kamulaştırmanın bir "kamu yararı" değil, "kamu zararı" olduğu ilan edildi. Bildirgede, tapuların sadece bir kâğıt parçası değil, bir toplumun yaşam güvencesi olduğunun altı çizilerek; su varlıklarının, üretim biçimlerinin ve gelecek kuşakların haklarının korunması çağrısı yapıldı. “Maden geçici, yıkımı kalıcıdır” diyen Muğlalılar, yenilenebilir enerjiye yönelmenin ve planlı kalkınmanın şart olduğunu belirtti. Forum, Muğla genelinde bu tür dayatmalara karşı hukuki ve toplumsal mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği mesajıyla sona erdi.

