Muğla Bütçede Hak Ettiğini Alamıyor: Verilen 12 Liraya Karşı 1 Lira Yatırım Şoku

CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, Muğla'nın merkezi bütçeye sağladığı katkı ile aldığı yatırım arasındaki dev uçurumu TBMM'ye taşıdı. 2026 yatırım programındaki iz ödenek krizi masada.

Muğla Bütçede Hak Ettiğini Alamıyor: Verilen 12 Liraya Karşı 1 Lira Yatırım Şoku
Muğla Bütçede Hak Ettiğini Alamıyor: Verilen 12 Liraya Karşı 1 Lira Yatırım Şoku

CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, Muğla’nın merkezi bütçeye sağladığı yüksek katkıya rağmen kamu yatırımlarından sistematik olarak mahrum bırakıldığını resmi verilerle ortaya koydu. 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı'nı mercek altına alan Özcan, kentin devlete ödediği her 12 TL karşılığında sadece 1 TL yatırım aldığını belirterek, hayati projelerin iz ödenek denilen sembolik bütçelerle fiilen durdurulduğunu açıkladı. Konuyla ilgili TBMM'ye araştırma önergesi sunan Özcan, Muğla halkının bütçedeki hakkının korunması için acil bir araştırma komisyonu kurulmasını talep etti.

Muğla’nın ekonomik üretim gücü ve turizm potansiyeli ile Türkiye ekonomisine sunduğu katkı, merkezi bütçeden aldığı payla derin bir çelişki oluşturmaya devam ediyor. CHP Muğla Milletvekili Avukat Gizem Özcan, kentin bütçeye sunduğu yüksek vergi gelirine rağmen kamu yatırımlarında son sıralara itilmesini meclis gündemine taşıdı. 2025 yılı verilerine göre Muğla’nın devlet kasasına 68,1 milyar TL gelir sağladığını hatırlatan Özcan, buna karşın 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı'nda kente ayrılan payın sadece 5,71 milyar TL düzeyinde kaldığına dikkat çekti. Bu tablo, Muğla’nın merkezi idareye aktardığı her 12 birim kaynağın karşılığında kente sadece 1 birimlik yatırımın geri dönmesi anlamına geliyor. Yatırım adaletsizliği üzerine kurulan bu sistemin Muğla halkının yaşam kalitesini ve kentsel altyapısını tehdit ettiğini belirten Özcan, kamu kaynaklarının adil dağıtılmadığını vurguladı.

İz Ödenek Çıkmazı: Projeler Kağıt Üzerinde Bekletiliyor

Özcan’ın sunduğu araştırma önergesinde en dikkat çeken başlıklardan birini, kamu bütçesi terminolojisinde "ertelenmiş yatırım" anlamına gelen iz ödenek uygulaması oluşturdu. Muğla’da içme suyu, yol ve kültürel mirasın korunması gibi kritik öneme sahip birçok projenin bütçede sadece 1.000 TL veya 10.000 TL gibi sembolik rakamlarla yer aldığını belirten Özcan, bu durumun projelerin fiilen askıya alınması anlamına geldiğini ifade etti. Sandras İçmesuyu Tesisleri, Seydikemer Girdev Göleti, Milas Söğütçük Göleti ve stratejik öneme sahip Milas-Bodrum-Güllük yolu gibi projelerin bu yöntemle geçiştirildiğini söyleyen Özcan, kâğıt üzerinde yatırım var gibi gösterilip bütçede karşılığı bulunmamasının şeffaf yönetim ilkelerine aykırı olduğunu dile getirdi.

Muğla Halkının Temel İhtiyaçları Sürekli Erteleniyor

Muğla’nın sadece yerleşik nüfusuyla değil, turizm sezonunda on katına çıkan hareketliliğiyle de değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gizem Özcan, kamusal hizmet kapasitesinin güçlendirilmemesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Özellikle altyapı ve kanalizasyon projelerinin sürekli ikinci plana itilmesinin Muğla’nın geleceğini ipotek altına aldığını vurgulayan Özcan, "İz ödenek uygulaması Muğla özelinde bir bütçe tekniği olmaktan çıkıp kalıcı bir erteleme mekanizmasına dönüşmüştür" dedi. Stratonikeia Tiyatrosu Restorasyonu ve Muğla Müze Müdürlüğü gibi kültürel yatırımların da aynı akıbete uğraması, kentin sadece altyapıda değil turizm ve kültür vizyonunda da engellendiğini gösteriyor.

TBMM Araştırma Komisyonu Göreve Çağrıldı

Yatırım programlarındaki kriterlerin nesnel ve ihtiyaç temelli olup olmadığının sorgulanması gerektiğini belirten Özcan, Muğla’nın neden sistematik bir şekilde sınırlı pay aldığının yanıtlanması için TBMM bünyesinde bir Araştırma Komisyonu kurulmasının şart olduğunu söyledi. Kamu kaynaklarının etkin ve dengeli kullanımının anayasal bir zorunluluk olduğunu hatırlatan Özcan, bölgesel eşitsizliklerin derinleşmesinin önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. Özcan, "Muğla halkının verdiği verginin karşılığını hizmet olarak alması en doğal hakkıdır. Bu adaletsiz tablonun tüm boyutlarıyla incelenmesi ve çözüm yollarının belirlenmesi için Meclis denetimi zorunlu hale gelmiştir" diyerek, sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.