COP31 Tiyatrosuna Karşı Halkın Hakikati: Halkların İklim Zirvesi İstanbul’da Örgütleniyor

İklim Adaleti Koalisyonu, Ekoloji Birliği ve TÜRÇEP öncülüğünde kurulan Halkların İklim Zirvesi Girişimi, COP31'e alternatif olarak İstanbul'da bir araya geldi.

COP31 Tiyatrosuna Karşı Halkın Hakikati: Halkların İklim Zirvesi İstanbul’da Örgütleniyor
COP31 Tiyatrosuna Karşı Halkın Hakikati: Halkların İklim Zirvesi İstanbul’da Örgütleniyor

İklim adaleti hedefiyle yola çıkan üç çatı ekoloji örgütü; İklim Adaleti Koalisyonu, Ekoloji Birliği ve Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP), devletlerin ve sermayenin gölgesinde kalan COP31 toplantılarına karşı halkların gerçek taleplerini dile getireceği Halkların İklim Zirvesi (HİZ) için İstanbul’da tarihi bir buluşma gerçekleştirdi.

Küresel iklim krizine karşı çözüm üretme iddiasıyla toplanan Birleşmiş Milletler Taraflar Konferansı’nın (COP31) bu yıl Türkiye ev sahipliğinde Antalya’da yapılacak olması, ekoloji hareketlerini harekete geçirdi. Resmi zirvelerin devlet ve şirket çıkarlarıyla şekillendiğini savunan Halkların İklim Zirvesi Girişimi, "tiyatro" olarak nitelendirdikleri sürece karşı halkın hakikatini savunmak üzere İstanbul’da geniş katılımlı bir toplantı düzenledi. Tasarım Atölyesi Kadıköy (TAK) bünyesinde bir araya gelen ekoloji, emek, kadın, LGBTİ+, gençlik ve insan hakları örgütleri, sermaye odaklı iklim rejimine karşı ortak bir yaşam savunusu hattı oluşturma kararı aldı.

Resmi Zirvelere Karşı Alternatif Kamusal Alan

Halkların İklim Zirvesi, fosil yakıt şirketlerinin ve büyük sermaye gruplarının gölgesinde kalan küresel iklim politikalarına karşı bir itiraz olarak yükseliyor. İstanbul buluşmasında, COP süreçlerinin gezegenin ekolojik sınırlarını değil, sermayenin devamlılığını öncelediği vurgulandı. Katılımcılar, özellikle yeşil boyama (greenwashing) olarak adlandırılan ve çevreci görünen ancak yıkımı sürdüren çözümleri reddettiklerini ilan etti. HİZ, Antalya'daki resmi zirveye paralel olarak; fosil yakıtlardan çıkışı, ekokırımın durdurulmasını ve halkların yaşam hakkını merkeze alan gerçek bir kamusal alan inşa etmeyi hedefliyor.

Glasgow Ve Belém Deneyimi Antalya’ya Taşınıyor

İstanbul programında yapılan sunumlarda, daha önce Glasgow ve Belém’de düzenlenen halk zirvelerinin önemi hatırlatıldı. Resmi zirvelerin halkları dışlayan yapısına karşı; yerel direnişlerin, yerli halkların ve toplumsal hareketlerin kendi sözlerini kurduğu bu deneyimlerin, Türkiye'de yapılacak olan COP31 sürecinde de hayati bir rol oynayacağı belirtildi. Türkiye’nin kömürden çıkış takvimi olmamasına rağmen bu zirveye ev sahipliği yapması, ekolojik yıkımı büyüten politikaların uluslararası alanda meşrulaştırılması riski olarak değerlendirildi. İklim adaleti özneleri, bu "tiyatronun" figüranı olmayacaklarını ve sahnenin arkasındaki yıkıcı düzeni ifşa edeceklerini vurguladılar.

Sınıfsal Ve Toplumsal Bir Adalet Mücadelesi

Zirve hazırlıkları kapsamında yapılan grup çalışmalarında, iklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun değil; sınıfsal, toplumsal cinsiyet temelli ve sömürgeci bir kriz olduğu tescillendi. Emekçilerin, köylülerin, kadınların ve kent yoksullarının krizden orantısız etkilendiği, ancak karar mekanizmalarında yer bulamadığı ifade edildi. HİZ Girişimi, bu kesimlerin bilgi ve deneyimlerini birleştirerek, piyasa temelli mekanizmalar yerine yaşamı savunan bir örgütlenme modeli geliştirecek. Süreç, Antalya'daki zirveye kadar her kesimin katkısına açık bir şekilde olgunlaşmaya devam edecek.