CHP Muğla Örgütlerinden 13 İlçede Eş Zamanlı Su Eylemi: Su Krizi Doğal Değil Siyasidir!

CHP Muğla örgütleri 13 ilçede eş zamanlı su krizi açıklaması yaptı. DSİ'nin su tahsis politikalarını eleştiren CHP, Muğla'nın suyunun Muğla'ya ait olduğunu vurguladı.

CHP Muğla Örgütlerinden 13 İlçede Eş Zamanlı Su Eylemi: Su Krizi Doğal Değil Siyasidir!
CHP Muğla Örgütlerinden 13 İlçede Eş Zamanlı Su Eylemi: Su Krizi Doğal Değil Siyasidir!
CHP Muğla Örgütlerinden 13 İlçede Eş Zamanlı Su Eylemi: Su Krizi Doğal Değil Siyasidir!

CHP Muğla örgütleri, il genelindeki 13 ilçede eş zamanlı basın açıklaması yaparak kentin yaşadığı su sorunu hakkında zehir zemberek bir açıklama yayımladı. "Su krizi doğal değil, siyasidir" diyen ilçe başkanlıkları, DSİ’nin Muğla’nın suyunu başka illere tahsis ederken kenti susuz bıraktığını savundu. Açıklamada, Ak Köprü Barajı'ndaki taşkın riski ile halka "su yok" denilmesi arasındaki büyük çelişkiye dikkat çekilerek, sorumluluğun belediyelerde değil merkezi yönetimde olduğu vurgulandı.

Muğla siyaseti bugün tarihi bir gün yaşadı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla ilçe başkanlıkları, 13 ilçede aynı anda gerçekleştirdikleri basın açıklamasıyla kentin kronikleşen su sorununa dair dev bir başkaldırı başlattı. "Muğla’nın suyu Muğla’ya aittir" sloganıyla sokağa çıkan CHP örgütleri, yaşanan su krizi tablosunun iklimsel nedenlerden ziyade siyasi tercihlerden kaynaklandığını bilimsel verilerle ortaya koydu. Muğla’nın susuzlukla imtihan edildiği bir dönemde, suyun bir meta gibi yönetilmesine tepki gösteren partililer, planlama ve tahsis yetkisini elinde bulunduran Devlet Su İşleri (DSİ)’ni göreve çağırdı. Muğla son dakika haberlerinde yankı uyandıran bu hamle, kentin yaşam kaynağı olan suyun geleceği için kritik bir dönemece girildiğini gösteriyor.

Sorumluluk Belediyelerde Değil Merkezi Yönetimdedir

Yapılan eş zamanlı açıklamalarda, vatandaşlara yansıtılan su faturaları ve yaşanan kesintilerin faturasının belediyelere kesilemeyeceği net bir dille ifade edildi. İçme ve kullanma suyunun planlanması, tahsisi ve ana iletim altyapısının doğrudan merkezi idarenin ve DSİ'nin sorumluluğunda olduğu hatırlatıldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve MUSKİ’nin tüm imkanlarıyla sahada olduğu, ancak ana kaynağın yönetiminde yaşanan adaletsizliğin belediyelerin elini kolunu bağladığı belirtildi. Plansız nüfus artışı ve rant odaklı turizm politikalarının kentin su dengesini bozduğu vurgulanırken, merkezi hükümetin yatırım taahhütlerini yerine getirmemesi "suçlu" olarak ilan edildi.

Dalaman Çayı Ve Aydın Tahsisi Skandalı

Açıklamanın en dikkat çekici kısımlarından birini, havzalar arası su transferindeki adaletsizlik oluşturdu. Muğla'nın kendi öz kaynağı olan Dalaman Çayı’ndan içme suyu ihtiyacı için talep ettiği 50 milyon metreküp suyun DSİ tarafından reddedildiği, ancak aynı kaynağın 220 milyon metreküpünün Aydın iline tahsis edildiği bilgisi paylaşıldı. Bu durumun havza yönetimi ilkelerine ve ekolojik dengeye aykırı olduğunu savunan CHP örgütleri, "Kendi havzasında susuz kalan Muğla dururken, suyun başka bölgeye bu ölçekte verilmesi teknik değil, açık bir siyasi tercihtir" ifadelerini kullandılar. Muğla haber gündemine bomba gibi düşen bu veri, kentin su güvenliğinin nasıl riske atıldığını gözler önüne serdi.

Ak Köprü Barajı Çelişkisi: Hem Su Yok Hem Taşkın Riski Var!

CHP örgütleri, su yönetimindeki plansızlığı kanıtlayan bir başka çarpıcı gerçeği daha kamuoyuyla paylaştı. Bir yandan Muğla halkına "kaynak yok, su yetersiz" denilirken, diğer yandan Ak Köprü Barajı'nda aşırı doluluk nedeniyle "taşkın riski" uyarısı yapılması büyük bir çelişki olarak nitelendirildi. Ortaca ve Dalaman ilçelerine yapılan önlem çağrılarını hatırlatan parti sözcüleri, "Barajlar taşacak kadar doluyken bu su neden halkın musluğuna verilmiyor?" sorusunu yöneltti. Bu tablonun su kıtlığı değil, su yönetimi zafiyeti olduğu belirtilirken, suyun halkın ihtiyacı yerine enerji ve şirket çıkarlarına kurban edildiği iddia edildi.

Su Bir Ayrıcalık Değil Temel Yaşam Hakkıdır

Açıklamanın sonuç bölümünde suyun anayasal bir hak olduğu ve ticari bir meta olarak görülemeyeceği vurgulandı. CHP Muğla örgütleri; DSİ’nin taahhütlerini derhal yerine getirmesi, su yönetiminin ranttan arındırılması ve bilimsel temelli, kamucu bir su politikasının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Muğla'nın doğasını ve geleceğini savunmaya devam edeceklerini belirten ilçe başkanları, yaşam hakkının her türlü siyasi ve ticari çıkarın üzerinde olduğunu hatırlatarak açıklamalarını "Su yaşamdır, su haktır" sözleriyle noktaladı.