Türkiye’de Şüpheli Kadın Ölümleri Alarm Veriyor: Muğla Barosu’ndan 25 Kasım’da Sert Uyarı

Muğla Barosu Kadın Hakları Komisyonu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde yayımladığı açıklamada artan kadın cinayetleri, yükselen şüpheli ölümler ve devlet kurumlarının ihmallerine dikkat çekerek acil eylem çağrısı yaptı.

Türkiye’de Şüpheli Kadın Ölümleri Alarm Veriyor: Muğla Barosu’ndan 25 Kasım’da Sert Uyarı
Türkiye’de Şüpheli Kadın Ölümleri Alarm Veriyor: Muğla Barosu’ndan 25 Kasım’da Sert Uyarı

Muğla Barosu, şüpheli kadın ölümlerinin Türkiye tarihinde ilk kez cinayetleri geride bırakmasını, koruma mekanizmalarının işlememesini ve devlet kurumlarının etkin soruşturma yürütmemesini sert sözlerle eleştirerek kapsamlı bir mücadele çağrısı yaptı.

Kadına Yönelik Şiddet, Türkiye’de Yapısal Bir Soruna Dönüştü

Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, Türkiye’de kadınların yaşam hakkının her geçen yıl daha ağır ihlallere maruz kaldığını vurguladı.
Açıklamada, Mirabal Kardeşler anısına ilan edilen bu günün, “şiddetin görünmeyen yüzüyle yüzleşme sorumluluğunu hatırlattığı” ifade edildi.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine işaret edilerek dünya genelinde kadınların üçte birinin partner şiddetine maruz kaldığı hatırlatıldı ve kadının korku altında yaşadığı bir toplumun sağlıklı kabul edilemeyeceği belirtildi.

2025 Verileri: Görünmeyen Şiddet Derinleşiyor

Baronun açıkladığı verilere göre:

  • Ekim 2025’te 19 kadın öldürüldü.

  • Bu kadınların %42’si aile üyeleri tarafından katledildi.

  • Aynı ay içinde 22 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti.

Bu tablo, şüpheli ölüm sayısının kadın cinayetlerini ilk kez aştığı bir yıl yaşandığını ortaya koyuyor.

Komisyona göre bu yükselişin temel nedeni:
Etkin soruşturma yapılmaması, delil toplama süreçlerindeki eksiklikler ve korunmayan kadınlar.

Ayşe Tokyaz ve Rojin Kabaiş: Şiddetin Görünmeyen Yüzü

Komisyon, iki kritik dosya üzerinden sistemin aksayan yönlerini çarpıcı biçimde aktardı.

Ayşe Tokyaz

Eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen Tokyaz’ın, defalarca yapılan ihbarlara rağmen korunmadığı ve ihbarda bulunan kardeşinin sorgulandığı ifade edildi. Diğer cinayet dosyasına rağmen failin iki yıl tutuklanmaması, “hayati ihmal zinciri” olarak nitelendirildi.

Rojin Kabaiş

İntihar iddialarıyla kapatılmak istenen dosya, aile ve kadın örgütlerinin baskısıyla derinleştirildi. Baronun açıklamasında “fail beyanıyla yönlendirilen soruşturmaların kadınların hayatına mal olduğu” vurgulandı.

Ayrıca 2150 gündür kayıp olan Gülistan Doku dosyasında ilerleme sağlanmamasının, adalet mekanizmasının ağır işleyişine işaret ettiği belirtildi.

“Aile Yılı” Politikaları Eleştirilerin Hedefinde

Komisyon, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesini kadınların görünmez kılınması olarak değerlendirdi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2026 bütçesinin sadece %1,2’sinin kadınlara ayrılması, ayrıca 2025’te kadınlara ayrılan kaynağın ilk 6 ayda yalnızca %40 oranında kullanılması, “kadınların şiddetten korunmasının devlet önceliği olmadığını gösteriyor” değerlendirmesiyle eleştirildi.

Muğla Barosu’ndan Devlete Net Çağrı: Sorumluluk Yerine Getirilmelidir

Komisyonun 7 maddelik çağrısı şöyle sıralandı:

  1. Şüpheli kadın ölümlerinde etkin ve bağımsız soruşturma yürütülmeli.

  2. Şiddet mağduru kadınlara gecikmeksizin koruma tedbiri uygulanmalı.

  3. Kolluk, savcılık ve idari kurumların ihmalleri yaptırımsız bırakılmamalı.

  4. Sığınma evleri ve danışma merkezleri ivedilikle güçlendirilmeli.

  5. İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe alınmalı.

  6. Toplumsal cinsiyet eşitliği dersleri müfredata geri dönmeli.

  7. Muğla’da teknik kurul toplantılarına hâkim ve savcıların aktif katılımı sağlanmalı.

“Kadınlar Yalnız Değil; Mücadele Devam Edecek”

Muğla Barosu, kadınların yaşam hakkını savunmak için tüm dava dosyalarının takipçisi olacaklarını ve her platformda kadınların yanında duracaklarını yineledi.
Açıklama, “Kadınların eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam sürmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz” sözleriyle sona erdi.