Bodrum’da 8 Mart Coşkusu: Kadınlar Sömürüye Ve Şiddete Karşı Meydanlara İndi
Bodrum Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde geniş katılımlı bir miting düzenledi. Şiddet, yoksulluk ve emperyalizme karşı "İsyanımız Büyük" mesajı verildi.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Bodrum Belediye Meydanı'nda bir araya gelen yüzlerce kadın, sömürüye, şiddete ve patriyarkaya karşı tek ses oldu. Bodrum Kadın Platformu adına konuşan Ceren Cansu Sayın, kadın yoksulluğundan cinayetlere, İstanbul Sözleşmesi'nden bölgedeki savaş politikalarına kadar pek çok kritik başlıkta sert açıklamalarda bulundu. Miting, konuşmaların ardından dans ve müzik dinletileriyle isyanın ve dayanışmanın ritmini sokağa taşıdı.
Bugün 8 Mart 2026. Bodrum, tarihinin en kitlesel ve ateşli kadın buluşmalarından birine ev sahipliği yaptı. Fabrikalardan tarlalara, ofislerden evlere kadar yaşamın her alanında emeği sömürülen kadınlar, "Görünmeyen emeğimizin hesabını sormaya geldik" diyerek meydanı doldurdu. Bodrum Kadın Platformu tarafından düzenlenen mitingde; esnek çalışma, mobbing, güvencesizlik ve nefet politikalarına karşı dayanışma mesajları yükseldi. Bodrum'un sadece bir "turizm cenneti" olarak pazarlanmasına tepki gösteren kadınlar, ışıltılı otellerin arkasındaki asıl gücün kendi emekleri olduğunu hatırlatarak eşdeğer işe eşit ücret talebini yineledi.
"Sizin Aile Dediğiniz Fatmanur’un Katledilmesidir"
Mitingin en duygusal ve çarpıcı anları, kadın cinayetlerine ve cezasızlık politikalarına ayrılan bölümdü. Platform adına konuşan Ceren Cansu Sayın, ilan edilen "Aile Yılı"na atıfta bulunarak, kadınların en güvenli olması gereken yerlerde, yani aile içinde katledildiğini vurguladı. Son dönemde kamuoyunda büyük yankı uyandıran Bahar Taş ve Fatmanur davalarına dikkat çeken kadınlar, devletin koruma mekanizmalarının yetersizliğini sert bir dille eleştirdi. Sayın, "Akbelen’de direnen kadınların karşısına kolluk yığanlar, Fatmanur’u koruyamadı. Biz bunu kabul etmiyoruz" diyerek adalet arayışından vazgeçmeyeceklerini duyurdu.
İstanbul Sözleşmesi Ve 6284 Vurgusu
Meydandaki kalabalık, kadınların en önemli yasal güvencelerinden olan 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesi’nden geri adım atılmayacağını haykırdı. "Biz İstanbul Sözleşmesi'nin kendisiyiz" diyen platform üyeleri, feminist mücadelenin yazılı metinlerin ötesinde bir yaşam biçimi olduğunu ifade etti. Tarikatların ve siyasal islamcı politikaların kadın hakları üzerindeki baskısına karşı "Alışın, buradayız, gitmiyoruz" sloganları atan kadınlar ve lubunyalar, patriyarkal sisteme karşı birleşik mücadelenin gücünü gösterdi.
Enternasyonal Dayanışma: Filistin’den İran’a Selam
Bodrumlu kadınlar, sadece yerel değil küresel sorunlara da değinerek sınırları aşan bir isyanın sesini yükseltti. İran’da saçlarını bayrak eden kadınlara, Filistin’de siyonist soykırıma direnenlere, Küba ve Venezuela’daki emperyalizm karşıtı direnişçilere Bodrum meydanından selam gönderildi. Savaşın en büyük faturasını kadınların ve çocukların ödediği belirtilerek; İncirlik, Konya ve Kürecik’teki üslerin kapatılması çağrısı yapıldı. Emperyalist güçlerin Ortadoğu'daki kanlı ittifaklarına dahil olmayacaklarını belirten kadınlar, "Savaş demek tecavüz demek, yoksulluk demek" diyerek barış taleplerini haykırdı.
Sanatın Gücüyle Büyüyen İsyan
Mitingin resmi programı, konuşmaların ardından sanatın iyileştirici ve birleştirici gücüyle devam etti. Gülcan Çiçek’in sunuculuğunu üstlendiği etkinlikte, Bezm-i Can grubu ve Dilek Maral eşliğinde Platform Ritm Grubu sahne aldı. Ruken Ay ve Ceylan Yılmaz Orkestrası'nın seslendirdiği şarkılarla tempo artarken, Anka Dans Grubu'nun performansları meydandaki coşkuyu zirveye taşıdı. Program, kadınların isyanı ve mücadeleyi büyütme sözüyle, "Yaşasın Feminist Mücadelemiz" sloganları eşliğinde sona erdi.

