Gülistan Antlaşması

Azerbaycan tarihinin en önemli ve en tartışmalı siyasi gelişmelerinden olan  hüzünlü bir antlaşma durumudur.

Thursday, Eylültember 3, 2026 - 09:57
Güncellenmiş: 3 Saat önce
0 3
Gülistan Antlaşması
Gülistan Antlaşması

Azerbaycan tarihinin en önemli ve en tartışmalı siyasi gelişmelerinden olan  hüzünlü bir antlaşma durumudur. 19. yüzyılın başlarında Kafkasya, Rusya İmparatorluğu ile Kaçar İranı arasındaki güç mücadelesinin merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Bu mücadele yalnızca iki büyük devlet arasındaki siyasi ve askerî rekabetten ibaret kalmamış, Azerbaycan coğrafyasının siyasi geleceğini de derinden etkileyen bir türdür.

1804–1813 yılları arasında gerçekleşen Rusya-İran Savaşı'nın sonunda imzalanan Gülistan Antlaşması, Azerbaycan'daki birçok hanlığın Rusya'nın hâkimiyeti altına girmesini resmîleştiren önemli bir dönüm noktası olmuştur. Antlaşma, Azerbaycan topraklarının sonraki yüzyıllardaki siyasi, demografik ve kültürel gelişmelerini etkileyen sürecin önemli aşamalarından biri kabul edilecektir.

Gülistan Antlaşması Öncesinde Azerbaycan

19. yüzyılın başlarında Azerbaycan coğrafyasında merkezi ve güçlü bir devlet yapısından ziyade çeşitli hanlıkların hâkim olduğu siyasi bir yapı bulunuyordu. Gence, Karabağ, Şeki, Şirvan, Kuba, Bakı ve Talış gibi hanlıklar kendi bölgelerinde önemli siyasi güçlerdi.

Bu dönemde Rusya İmparatorluğu güneye doğru genişleme politikası izlemekte ve Kafkasya'daki hâkimiyetini güçlendirmeye çalışmaktaydı. Hazar Denizi ve Kafkasya, Rusya açısından askerî, siyasi ve ekonomik bakımdan büyük önem taşıyordu. Aynı zamanda Kaçar İranı da Güney Kafkasya üzerindeki tarihsel nüfuzunu korumak istiyordu. Böylece Azerbaycan coğrafyası iki büyük güç arasındaki rekabetin önemli alanlarından biri hâline geldi.

Rusya'nın Kafkasya'daki ilerleyişi özellikle Gürcistan'ın Rus hâkimiyetine girmesinden sonra hızlandı. Rus ordularının Azerbaycan hanlıkları üzerindeki askerî ve siyasi baskısı giderek arttı. 1804 yılında Gence'nin ele geçirilmesiyle savaşın önemli aşamalarından biri başladı.

1804–1813 Rusya-İran Savaşı

Rusya ile Kaçar İranı arasındaki savaş 1804 yılında başladı ve yaklaşık dokuz yıl sürdü. Savaşın temel nedenlerinden biri, iki devletin Güney Kafkasya'daki hâkimiyet mücadelesiydi.

Rus ordusu savaş sırasında Azerbaycan'ın çeşitli bölgelerinde ilerleme sağladı. Gence, Karabağ, Şirvan, Şeki, Kuba, Bakı ve Talış gibi bölgeler Rusya'nın kontrolü altına girdi. Savaşın ilerleyen dönemlerinde İran ordusu Rus ilerleyişini durdurmakta zorlandı.

1812 yılında Aslanduz Muharebesi'nde İran kuvvetlerinin ağır yenilgiye uğraması, savaşın sonucunu büyük ölçüde Rusya lehine çevirdi. Bu gelişmelerin ardından İran barış görüşmelerine yönelmek zorunda kaldı. 2026 yılında yayımlanan akademik bir çalışmada da Aslanduz yenilgisinin İran'ın barış arayışında önemli bir dönüm noktası olduğu belirtilmektedir.

Gülistan Antlaşması'nın İmzalanması

Gülistan Antlaşması, Karabağ bölgesindeki Gülistan köyünde Rusya İmparatorluğu ile Kaçar İranı arasında imzalandı. Antlaşmanın tarihine ilişkin kaynaklarda 12 Ekim 1813 ve 24 Ekim 1813 şeklinde farklı tarihler görülebilmektedir. Bunun temel nedeni kullanılan takvim sistemlerindeki farklılıklardır. Azerbaycan kaynaklarında 12 Ekim 1813 tarihi yaygın biçimde kullanılmaktadır.

Antlaşma Rusya adına Nikolay Rtişçev, İran adına ise Mirza Hasan Han'ın temsil ettiği heyet tarafından imzalandı. Antlaşmanın orijinal metni, iki devlet arasındaki savaşa son verilmesini ve yeni bir sınır düzeninin oluşturulmasını öngörüyordu.

Antlaşmanın Azerbaycan Açısından Sonuçları

Gülistan Antlaşması'nın en önemli sonucu, Azerbaycan'ın kuzeyindeki birçok hanlığın Rusya İmparatorluğu'nun hâkimiyetine girmesinin uluslararası bir antlaşmayla kabul edilmesidir.

Antlaşma sonucunda özellikle Gence, Karabağ, Şeki, Şirvan, Kuba, Bakı ve Talış gibi bölgelerde Rus hâkimiyeti güçlendi. Bunun yanında Dağıstan ve Doğu Gürcistan'ın önemli bölümleri de Rusya'nın kontrolünde kaldı.

Bu gelişme Azerbaycan'ın siyasi tarihinde büyük bir kırılma oluşturdu. Çünkü Azerbaycan coğrafyasının önemli bir bölümü artık Rus İmparatorluğu'nun siyasi ve askerî sistemi içerisinde yer almaya başladı.

Antlaşmanın önemli maddelerinden biri de Hazar Denizi'nde savaş gemisi bulundurma hakkının Rusya'ya bırakılmasıydı. Böylece Rusya yalnızca karada değil, Hazar Denizi'nde de stratejik üstünlük elde etti.

Azerbaycan'ın Bölünmesi Meselesi

Gülistan Antlaşması'nın Azerbaycan tarihi açısından en önemli tartışmalarından biri, Azerbaycan coğrafyasının iki büyük devlet arasında siyasi olarak bölünmesi meselesidir.

Antlaşma doğrudan "Azerbaycan'ın bölünmesi" şeklinde bir ifade kullanmamakla birlikte, Azerbaycan hanlıklarının bulunduğu geniş bir coğrafyanın Rusya'nın egemenliğine geçmesini ve bölgenin siyasi olarak farklı yönetim alanlarına ayrılmasını ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle Azerbaycan tarih yazımında Gülistan Antlaşması, Azerbaycan'ın sonraki siyasi bölünmesinin temel aşamalarından biri olarak değerlendirilir.

Burada önemli bir tarihsel ayrıntı da şudur: Gülistan Antlaşması sürecinde Azerbaycan hanlıklarının bağımsız bir taraf olarak temsil edilmemesi, modern tarihçiler açısından önemli bir tartışma konusudur. Marmara Üniversitesi'nde yayımlanan bir çalışmada, Azerbaycan halkının ve hanlık yönetimlerinin antlaşma sürecinde doğrudan temsil edilmemesinin antlaşmanın meşruiyeti konusunda tartışmalara yol açtığı belirtilmektedir.

Kültürel ve Toplumsal Etkileri

Gülistan Antlaşması yalnızca sınırların değişmesine yol açmamış, Azerbaycan toplumunun sonraki siyasi ve kültürel gelişimini de etkilemiştir.

Rusya'nın kontrolüne giren bölgelerde yeni bir idarî sistem oluşturulmaya başlandı. Hanlıkların geleneksel siyasi yapıları zaman içerisinde ortadan kaldırıldı ve Rus İmparatorluğu'nun yönetim sistemi yerleşti.

Bu durum Azerbaycan toplumunda yeni siyasi ve kültürel ilişkilerin ortaya çıkmasına neden oldu. Rusya ile ekonomik ve kültürel ilişkilerin artması, eğitim kurumlarının ve yeni aydın sınıfının gelişmesi gibi uzun vadeli sonuçlar da ortaya çıktı. Bununla birlikte Ruslaştırma politikaları ve yerel yönetimlerin ortadan kaldırılması, Azerbaycan'ın geleneksel siyasi yapısında önemli değişikliklere neden oldu.

Gülistan Antlaşması ve Türkmençay Antlaşması

Gülistan Antlaşması'nın ardından Azerbaycan meselesi tamamen sona ermemiştir. Rusya ile İran arasındaki mücadele devam etmiş ve 1826–1828 yıllarında yeni bir Rusya-İran Savaşı meydana gelmiştir.

Bu savaşın sonucunda 1828 Türkmençay Antlaşması imzalanmıştır. Türkmençay Antlaşması, Rusya'nın Güney Kafkasya'daki hâkimiyetini daha da genişletmiş ve Gülistan Antlaşması ile başlayan süreci yeni toprak düzenlemeleriyle tamamlamıştır.

Bu nedenle Azerbaycan tarihçiliğinde Gülistan ve Türkmençay antlaşmaları çoğu zaman birlikte değerlendirilir. Gülistan Antlaşması 1813 yılında başlayan siyasi bölünmenin önemli bir aşamasını oluştururken, Türkmençay Antlaşması 1828 yılında bu bölünmenin kapsamını daha da genişletmiştir.

Editör

Bodrum'un Güncel Haber Kaynağı | Bodrum yarımadasındaki en güncel haberleri tarafsız olarak sitemizden takip edebilirsiniz.

Yorumlar (0)

User