İYİ Partili Metin Ergun’dan Milli Parklar Tepkisi: Doğayı Korumak Vatanseverlik Gereğidir
İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, Milli Parklar Kanunu teklifini sert sözlerle eleştirdi. Ergun, düzenlemenin milli parklarda rant ve plansız yapılaşma kapısını açacağını söyledi.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Milli Parklar Kanunu değişikliği üzerine yaptığı konuşmada, düzenlemenin milli parkların koruma ruhunu yok ettiğini savundu. Teklifin “kamu yararı” adı altında milli parkları ticari çıkar alanlarına dönüştürebileceğini vurgulayan Ergun, “Doğayı korumak bir tercih değil, anayasal bir zorunluluktur” diyerek hükümete çevre hakkı üzerinden yüklendi.
Türk siyasetinin ve akademik dünyasının önemli isimlerinden İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemindeki yeni yasa teklifine karşı çevre odaklı bir muhalefet yürüttü. Milli Parklar Kanunu’nda yapılması planlanan değişikliklerin, Türkiye'nin en kıymetli doğa alanlarını yapılaşma baskısı altına sokacağını belirten Ergun, düzenlemenin 2873 sayılı kanunun temel koruma felsefesiyle çeliştiğini ifade etti. Ergun, özellikle milli parklar içinde enerji, altyapı ve ulaşım projelerine izin verilmesinin, bu alanların ekolojik dengesini geri dönülemez şekilde bozacağını dile getirdi.
"Koruma Değil, Rant Anlayışı Hakim"
Meclis kürsüsünden milletvekillerine seslenen Metin Ergun, yasa teklifindeki belirsiz kavramların tehlikesine işaret etti. Düzenlemede geçen "zaruret" ve "kamu yararı" gibi ifadelerin ucu açık olduğunu savunan Ergun, bu durumun özel şirketlerin lehine suiistimal edilebileceğini söyledi. Milli parkların birer ticari işletme sahası haline getirilmesine karşı çıkan Ergun, "Bu izinler özel şirketlerin lehine kullanılabilecek ve milli parklarımız ticari çıkar alanlarına dönüştürülebilecektir. Anayasa’nın 56’ncı maddesi ile güvence altına alınan çevre hakkı, devletin bizzat eliyle zayıflatılmaktadır" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
"Önce Yap, Sonra Plana Uydur Dönemi Başlıyor"
Teklifin en çok eleştirilen noktalarından biri olan "içme suyu tesislerinde plan şartının kaldırılması" maddesine de değinen Ergun, bilimsel planlamanın önemine vurgu yaptı. Uzun devreli gelişme planı ilkesinin devre dışı bırakılmasının kaosa yol açacağını belirten Ergun, şu ifadeleri kullandı: "Planlama, koruma-kullanma dengesinin bilimsel temelidir. Bu düzenleme yasalaşırsa 'önce yap, sonra plana uydur' anlayışı meşrulaşacaktır. Yasayla korunan alanlar plansız yapılaşma baskısı altına girecek; Genel Müdürlük hem izin veren, hem denetleyen, hem de işlettiren konumuna getirilerek aşırı geniş yetkilerle donatılmaktadır."
"Yasama Yetkisi Keyfiyete Bırakılamaz"
Hukuki açıdan da teklifi eleştiren Prof. Dr. Ergun, işletme usullerinin yönetmeliklerle belirlenmesinin yasama yetkisinin yürütmeye devri anlamına geldiğini savundu. Kanunla düzenlenmesi gereken kritik konuların idarenin inisiyatifine bırakılmasının hukuki öngörülebilirliği yok edeceğini belirten Ergun, İYİ Parti olarak teklifin 5’inci maddesinin metinden çıkarılmasını talep ettiklerini söyledi. Konuşmasını vatanseverlik vurgusuyla tamamlayan Ergun, "Bizim için doğanın korunması, her türlü siyasi anlayışın üzerindedir. Milli parklar rant değil, yaşam alanıdır. Bu ticarileştirme anlayışını reddediyoruz" diyerek İYİ Parti’nin "ret" oyu kullandığını açıkladı.

