Bodrum’da Ranta Ve Talana Karşı Dev Yürüyüş: "Kente Karşı İşlenen Suçları Teşhir Ediyoruz"
MUÇEP ve Emek Demokrasi Güçleri, Bodrum’daki hukuksuz imar projeleri, kıyı işgalleri ve doğa katliamına karşı "Kente Karşı İşlenen Suçlar" yürüyüşü düzenliyor.
MUÇEP ve Emek Demokrasi Güçleri, Bodrum’un geleceğini ipotek altına alan rant kararlarına, hukuksuz imar projelerine ve kontrolsüz betonlaşmaya karşı geniş katılımlı bir protesto yürüyüşü başlatıyor. "Kente karşı işlenen suçları teşhir etmek" amacıyla düzenlenen eylemde, kıyıların halka kapatılmasından ormanların yok edilmesine kadar pek çok başlıkta doğa katliamına dikkat çekilecek. "Daha ne kadar beton?" sorusunu soran çevreciler, Bodrum halkını çocukların geleceği için ayağa kalkmaya davet ediyor.
Bodrum’un doğal dokusunu, kültürel mirasını ve ekolojik dengesini tehdit eden projeler, sivil toplum kuruluşlarını ve çevre savunucularını harekete geçirdi. MUÇEP (Muğla Çevre Platformu) ve Emek Demokrasi Güçleri öncülüğünde düzenlenen "Kente Karşı İşlenen Suçları Teşhir Ediyoruz" yürüyüşü, masalarda alınan rant kararlarına karşı bir başkaldırı niteliği taşıyor. Turizm adı altında yürütülen yıkım faaliyetlerine ve "suç mahalli" olarak nitelendirilen şantiye alanlarına doğru pedallarını ve adımlarını çeviren eylemciler; suyuna, toprağına ve havasına sahip çıkmak isteyen tüm Bodrum halkıyla omuz omuza veriyor.
Kente Karşı İşlenen Suçlar Ve Ekolojik Yıkım Listesi
Düzenlenen yürüyüşün temel amacı, Bodrum’un dört bir yanında sessiz sedasız hayata geçirilen veya yargı süreçlerine rağmen devam eden hukuksuzlukları gün yüzüne çıkarmak. Hazırlanan deklarasyonda "kente karşı işlenen suçlar" şu şekilde sıralanıyor: Hukuksuz imar projeleri, kıyıların halka kapatılması, kamusal alanların işgali ve sermayeye peşkeş çekilmek üzere yaratılan turizm tahsis alanları. Bununla da kalmayan çevreciler; ormanların yok edilmesini, derelerin kurutulmasını ve dağların parçalanarak beton yığınlarına dönüştürülmesini en büyük suçlar arasında görüyor. Özellikle deniz çayırları başta olmak üzere deniz ekosisteminin bozulması ve devasa inşaat projelerinin su, elektrik, altyapı ihtiyacını karşılamak için başka bölgelerde kurulan taş ocakları ile beton santralleri, ekolojik yıkımın boyutlarını gözler önüne seriyor.
Doğadan Ve Doğrudan Yana Bir Gelecek Mücadelesi
Yürüyüşün manifestosunda, sadece bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam hakkının savunulduğu vurgulanıyor. Pınar, ardıç, sakız ve keçiboynuzu gibi bin bir çeşit bitkinin yaşam alanlarının yok edilmesine karşı "doğadan ve doğrudan yanayız" mesajı veriliyor. Suyu, toprağı ve havayı kirleten, geleceği karartan betondan ve mermerden beslenen rant odaklarına karşı sert bir duruş sergileyen platform üyeleri, sokağın sesini doğanın sesi ile buluşturmayı hedefliyor. Bodrum'un her geçen gün artan beton yükü altında ezildiğini belirten katılımcılar, kentin artık bu ağırlığı kaldıramayacak noktaya geldiğine dikkat çekiyor.
"Ya Şimdi Ya Hiç" Çağrısıyla Bodrum Ayağa Kalkıyor
MUÇEP ve Emek Demokrasi Güçleri tarafından yapılan ortak çağrıda, mücadelenin kolektif yapısına vurgu yapılıyor. "Ya şimdi ya hiç, kurtuluş yok tek başına" sloganıyla bir araya gelen eylemciler, Bodrum'un yıkıma teslim edilen her köşesinin aslında tüm kentin ortak yarası olduğunu belirtiyor. "Daha ne kadar beton?" sorusuyla yetkililere ve kamuoyuna seslenen grup, daha geç olmadan herkesi demokratik haklarını kullanmaya ve yaşam alanlarını savunmaya davet ediyor. Yürüyüş boyunca teşhir edilecek "suç mahalleri", Bodrum'un turizm maskesi altında nasıl bir ekolojik kriz ile karşı karşıya bırakıldığını tüm çıplaklığıyla ortaya koyacak.

